Son Eklenenler

Facebook'ta Takip Edin

28 Mart 2015 Cumartesi

Yakup Çetin

Bozkır MYO'ya Tarım Üzerine Bölümler Açılmalı.


Pazartesi günü Bozkır’da Mevlana Kalkınma Ajansının bir toplantısı oldu. Toplantıyı dikkatle dinledim. Bir nokta vardı toplantıda. Bozkırın gençlerine Toprağa sevdirmek Bozkır’da tuttun durmak.

Bu noktada bir önerim oldu, Bozkır Meslek Yüksek Okulunda Tarım Üzerine Bölümler açılsın dedim üstün körü irdelenmeden geçildi. İssiz insanı tutamazsın Bozkır’da. Doğru tutamazsın. Toplantıda Bozkır Milli Eğitim Müdürümüz dedi ki Öğrencilerimizin Okumaktan başka çaresi yok. Doğru yerinde bir tespit ya gideceksin gurbete yâda okuyacaksın.

İste bu noktada yapılması gereken Bozkırlı gençlerin çıkış yolu olan okumada tarım alternatifini Bozkır’da bulundurursak öğrenci Hem okuyacak hem de uygulamayı Babasının tarlasında bahçesinde yapabilecek.

Zor değil, Neden yapılmasın ki Bozkır’da gerçekleştirilen tüm toplantılarda denilen Bozkır organik tarım Merkezi olacak organik tarımla kalkınacak bu yönde düşünen bir Devletin Eğitim organının (Selçuk Üniversitesi) Zirai alanlarda bölümler açılması gereksiz bir şey değil gerekliliktir.

Çevremde gördüğüm kadarıyla kendimden de biliyorum genelde iki yıllık okuyan çok öğrencimiz var bunlar diğer illerde okuyor bu öğrencilere Bozkır’da okuyabilecekleri daha fazla bölümler verebilsek Bu öğrenciler tercihlerini Bozkır’da okumaya kullanacaklardır Ekonomik sebepler vs. Yukarıda da bahsettiğim gibi bir taraftan okuyacak öğrenci öğrendiğini de kendi evinde bağında bahçesinde uygulayacak.

Hem okuyacak hem de Bozkır’da kalıp Bozkır’da tarım sektörünü hareketlendirmiş olacak. İleriye yönelik ilk Başta iki yıllık programlar daha sonrada diğer ilçelere verilen haklar çerçevesinde Bozkırımıza da Tarım Alanında bir fakülte olur neden olmasın.

Düşünün bir;

Beyşehir’de Turizm önemli bir çıkış noktası, Doğal güzellikleri gibi nedenlerden ötürü artık Beyşehir’de Turizm Üzerine bir Fakültemiz var.

Seydişehir’de Eti Bank gibi sanayii alanında faaliyet gösteren bir fabrika var bunun yanında irili ufaklı birkaç yerel fabrika bu yelpazeye uygun Makine üzerine bir fakültesi var şuan Seydişehir’in.

Gelelim Bozkır’ımıza Bozkır’da da devlet tarım alanları üzerine alternatifler üretmeye çalışıyor Bozkır’ın kalkınması için, Bozkırlıyı bu alanlara sevk ediyor o zaman yapılması gereken Bozkır’ımıza Tarım üzerine Fakülteler açmak.

Hem Bozkırlı Öğrenciler okuyacak hem de dışardan öğrenciler gelecek örnek uygulama alanları yapılacak vatandaş bu uygulama ortamlarında ki ürünleri gündelik tarım hayatına aktaracak. Bu şekilde her açıdan Bozkırlı kazanacak.

Bozkıra bir şeylerin kazandırılması isteniyorsa öncelikle bir örnek alanlarda uygulamalar yapılacak bu uygulama alanları ile kazanç sağlanabildiği görüldüğünde Bozkırlı kendisi daha yoğun ve istekli olarak bu alanlara yönelecektir.

İnşallah ilerde düşüncelerimiz hayat bulur. Yakup ÇETİN
Yakup Çetin

Zengibar Yanıyor Alev Alev, Su getirin.

Kale düşmüştü artık; Bir zamanlar buraya güvenenler, Burada Korunanlar ve Burada Barınanlar yoktu, ıssızlık ve sessizlik hâkimdi artık bu virane yalınız tepede.

Bu yorgun ve yıkık kale bu sessizlikte ve yalnızlıkta bile yıllara meydan okudu ve son surlarını vermedi zamana karşı, Ancak zamanın yapamadığını Zengibarın iki ayaklı, Elleri kazmalı kürekli insanları yapıyor. Her taraf her yer kazı bölgesi, Dikkat çekmeden kazabilecekleri her yeri kazıyorlar. Yıllara meydan okuyan bu Topraklar definecilere esir düşüyor.
İlk Zengibar kalesi gezimi küçücükken Babamla yapmıştım, Çok etkilenmiştim gerçekten mükemmel bir yerdi. Hatırladığım kadarıyla o zaman o kadar iki ayaklı talancı köstebek delikleri çokta fazla değildi.
Bir yıl önce vekilimiz Mustafa Kalaycı ile konuştuğumuzda Bir şeyler yapılacak demişti, yapıldı da iki tel çekildi Maşallahı var tellerin kendilerini korumaya bile halleri yok yerlerde sürtüyor. Bir başka gelişmede Arkeolojik araştırma yapıldıktan sonra köklü bir araştırmaya gidilecekti bakıyoruz araştırmacıları göremiyoruz maalesef yoklar. Sebep şudur veya budur gelindikten sonra fazla kalınmadan gidiyorlar.
Yerin altında Bozkır’ın geleceğini bekleyen mirasları, Talancılara kaptırmamak için bir an önce bir girişimde bulunup bu tarihi değerlerin Bozkır’a, Konya’ya ve Ülkemize kazandırılması gerekiyor. Bir iki talancının hırsına bırakılmamalıdır.
Teller yerde giriyor geliyor ve burada 3 metre derinliğinde bir kazı çukuru kazıyor tabandaki kemiklere kadar ulaşabiliyor, 5-6 ay önce gittiğimde böyle bir kazı yoktu ama geçen haftalarda gittiğimde gördüğüm tablo bu şekildeydi. Buradaki değerler Araştırılmayacaksa bile Adam akıllı bir tedbir alınmalı burasının kaydettikleri yeter zannımca.
Umuyoruz ki ilerleyen günlerde Mekanizmalar çalışır ve bu yanlışlar bir bir düzelir. Umutlu olmak istiyorum, Vekilimiz Kalaycı Takipçiyim diyor, Derneklerimiz takipçiyiz diyor, Bozkır’a açık çek veren bir bakanımız var, Bu istekliler ve bu açık çekler Zengibar içinde kullanılır inşallah ve Bozkır’ın bu tarih mekânı keşif alanı haline dönüşür, Üstündeki tozlardan silkelenerek.



Bozkırlı Her Zamanki bekleyecek ve görecek, yapılacak denenleri ve yapılanları.









































Yakup Çetin

Hayata Bir Çizik Attım

Ey aşkı esrar, gözler gizemde, Ömür bitmekte, Sezgiler seni aramakta, Umutsuzluk vakitsiz gelişlerde, Ya sen nerelerde? (Yakup Çetin)
Yakup Çetin

İnanç Özlemi Bitmeyen Sızı

Ya Hay Aklımda ki Fikrimdeki İman itikat arzusunu, Zikrime dönüştür, Nefis çemberiyle çevrili Gönlümü iman ateşiyle yak kavur, Görüp İmrendiğimi halimde eyle. Gören Bilen işiten sensin ya rabbi.
(Yakup Çetin)
Yakup Çetin

Hayatın İnsana Öğrettikleri

Ömür denen yolda, Ufak bir çocuğuz, Bu yolda ki çalılara takılıyoruz ve acı veriyor bize, her çalıda biraz daha kızgınlık kaplıyor benliğimizi ama bir şeyler öğreniyorsak ta akılda iz bırakan bu çalılardan öğreniyoruz. Bana bir şeyler öğreten tüm çalılarıma selam olsun. (Yakup Çetin)
Yakup Çetin

Kör Kandil Kendini aydınlatır ancak.

Mum gibi ahir ömrümüzde her yelde sallanıyoruz, Bir sağa bir sola, Bir doğruya, Bir yanlışa, Öyle körüz ki sadece kendi ışığımız var sanıyoruz milyonlarca ışık arasında, O ışıkları da görebilsek tepede duran en uç noktada ki ışık kaynağını göremiyor kavrayamıyoruz. Her seferinde kendi kaygı ve tasalarımız ile her yerde verdiğimiz doğru ve yanlışlarımızla cebelleşiyoruz.


Hakka yürüyen yolda ufkumuzu Benlik ve Nefis ayrımında ki savaşlarda mağlup olup acıyla ve ıstırapla bırakıp tekrar başa dönüp Yelle yaptığımız kavgaya geri tutuşuyoruz. Başarının nefsin saldırılarına karşı her seferinde bir atak daha göstermek olduğunu unutuyoruz.

Kabul edilmiş çaresizlik çemberine alarak ufkumuzu gittikçe daraltıyoruz. Bu kısır döngüden Çıkış noktası her zaman yenilgiden sonra azmederek tekrar kolları sıvamak ta olduğunu bulabilmekte.

Ömür denen başlangıç ve bitiş arasında gönlün istediği önemsediği her şeyi yapsak ta dünyevi hazları tatmin etsek de illa ki içten içe benliğimizi yakıp kavuran bir alevdir kendi ışığımız da göremediğimiz tepe noktada ki ilahi ışık. Her kelamda bile bile göre göre söylerim Namaz niyaz eksikliğinin boşluğu asla dolmuyor diye ama her girişimim de kendi kör ışığımda kaybolup giderim. Bir uyanış lazım acep ne zaman oluyor ey benliğimiz acep ne zaman olur ey nefsim.

Yakup Çetin

Doğru Görünen Yanlışlar.

Doğru bildiklerimi de kaybettim kendince doğru yolda olup doğruluğu aksettiremeyen kişiler yüzünden. Doğruya gidenin önünde ki Örnek yanlışsa doğruyu arayan yolunu sapıtıyor.


Mevlana Hz. dediği gibi "Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol" öyle ol ki ya örnek alın örnek değilsen de örnekmişsin gibi görükme (Yakup Çetin)
Yakup Çetin

Çay Tarifi, Kıvamında mı Yoksa Çiğmi?

Yıldız kaydı, Bir dilek tuttum, Bir düş gördüm gerçek olur mu acep.

Her an her zaman bir dem gibi ömür, Kıvamını tutturmaya çalıştığımız, Kıvamı tuttu mu bol cana içtiğin ve içtiğini haz alarak yudumlarsın, Yok kıvamı tutmadı mı sadece içmek için içersin haz duyduğun için değil.

Şöyle uzaktan baktığında kokusuyla tadı tam kıvamında gibi, Bakalım demi çöktü mü nasıl olur.

Yakup Çetin

Uyku ile Uykusuzluk arasında Pazartesi Sendromu

Düşünceli Bir akşamın meyvesi, Uykusuz bir gece.

Bir sağa bir sola uyu uyuya bilirsen. Tilkiler bir orada dolanıyor bir burada sonuçta uyku haram, üstüne birde Pazartesi sabahı ilk iş günü.

 Tadından yenmiyor uykusuz uykusuz. 

 (Yakup Çetin)
Yakup Çetin

Küme Dışı Elemanım

Bazen hayat çemberinin dışında koşuşturan Küme dışı elaman mıyım diyorum.

Sağa sola bakınca anlıyorum farklı bir eksende yön alıyorum.

Ya ben dışlanmışım ya insanlar benden öte bende dışlanmış,
Her hâlükâr da dışlanmışım. Çözüm bilmiyorum, Hayat işte.
Yakup Çetin

Aptal İle Akıllı Arasında ki fark.

Aptalı yem yapan yegâne şey önünü arkasını düşünmeden her bulduğu şeye kayıtsız teslim olmasıdır.

Akıllı insanı koruyan yegâne şey önünü arkasını düşünerek her ihtimali düşünerek hareket etmesidir.
(Yakup Çetin)
Yakup Çetin

Maske Takmış Dost Kılıklı Düşmanlar

Uyku ile Gerçek arasında ki Ömrümüzde Sahte dostlar ve sahte gülüşler.

Ne kadar acı, Ne kadar elem. Arınmak istiyor insan Maske takmış insanlardan ama o kadar çöreklenmişler ki ömrümüze ayırmak ne mümkün, İçin için kemiriyorlar. 

Sanıyorlar ki görmüyorum görülmüyorlar görüyorum biliyorum duyuyorum kızıyorum acıyorum ama hiçbir şey yapamıyorum. Sana sığınıyorum Yarabbim, sözde Dost Özde Düşman Gözleri gözlerimden Uzak eyle.

Yakup Çetin

Vakit, Zaman,Sabır Şart

Herkesin hayatta herkesin karşısında her şeyi söyleyebileceği bir vakti vardır, Bu vakit ya erkendir ya geç, ama mutlaka bir gün gelecektir bu güne kadar gereksiz söylemlerle hakkını kullanmamak lazım gelir, Çünkü o zamana kadar çok ve Boş konuşmuşsak söylediklerimizin herkesin gözünde pek önemi yoktur.

Zaman her şeyin anahtarı, Kızdıklarımızdan kurtulmak için zaman deriz, Sevdiklerimizden kurtulmak için zaman deriz her şeyde zaman vardır, Bu zaman olgusunu keyfe göre değil de gerektiği yerde tam o anda kullanmak lazım. Zaman diyorum başkada bir şey demiyorum.

Yakup Çetin

İçin için her şeyi yutan Benlik Girdabı.

Bir Tsunami kaplıyor beynimi Allak bullak ediyor ömrümü, Enginde dinginlerde gibiyken bir anda kendimi bir boşlukta buluyorum.

Sanki her şey bitmiş gitmiş gibi. Çıkış noktası benlikte değil birlikte ama her başarı bir sonraki daha büyük uğraşı doğuruyor, Her uğraşta bireyler eksiliyor ömürden. 

Ne zaman son bulabilir ki bu kavga? Ömür’ün bittiği noktada olabilir. Bitiş noktası benlikte mi bizlikte mi bitecek acaba? 

Yakup Çetin

Bakış Açışı

Hayat bir fotoğraf, bu fotoğrafın yorumu herkese göre değişir, Önemli olan hangi açıdan ve hangi duygularla baktığındır.

Yakup Çetin

Zaman

Ah Zaman Ah, Vaktinden önce istediklerimle, her adımda ayağıma dolaştın.

Zamanı var demeyi öğrettin benliğime.

Biliyorum her şeyin bir zamanı var artık, ne erken nede geç.

Bekliyorum ve Bekleyeceğim Zamanımı.

Yakup Çetin

Yanlış Üzerine Yanlışlarla Yola Devam

Hayat işte yanlış tercihlerle başladı mı ardını alamıyorsun yanlışlarla geçip gidiyor.

Yanlışı düzeltmeye kalkınca tercih mesele olup çıkıyor, o tercihe geri döndüğünde yerinde bulamıyorsun. 

Yanlış başladım yanlışlarla biteceğim galiba. 

Yakup Çetin

Umut ışığınız hiç sönmesin

Hayat insanı keşkelerle çıkarıp, Umutlarla çarpıp, âmâlarla bölüyor.

Yaşamak için yaşayabilmek için umutlarla çarpılmaya ihtiyacımız galiba ki her umutta hayatımız bir kat daha değerleniyor.

Umut ışığınız sönmesin.

Yakup Çetin

Yardım et ki Rabbin ’den yardım bulasın ey Âdem

Kul neden devamlı yardım bekler ve bu yardıma mazhar olunca başkasına yardım etmek yerine elini eteğini çeker.

Sadece biz mi? yardım görmeliyiz, yoksa her uzanan elde Yaratanın ikramını görüp bizde yardım mı etmeliyiz.

Yardım et ki Rabbin ’den yardım bulasın ey Âdem.
(Yakup Çetin)
Yakup Çetin

Bu Sefer Hayata değil Gönle Bir Çizik Attım.

Gönül izin ister mi sevmek için hem kendinden hem de sevdiğinden, istemez kimse bunu sorgulayamaz.

Sevgide Gurur varsa ben varsa benlik varsa gönül limandan boşa yelken açmıştır.  Vakit sefer vaktiyse ne benim elimde nede senin elinde.

Dönüş seferi ne zaman dersen bilinmez kalktı gemi bir kere limandan.

Yakup Çetin

İçimdeki Bahar için Çiğdemlerin Açmasını Bekliyorum

Doğaya Baharı Müjdeleyen Çiğdemler.

Ya benim baharımın müjdecisi nedir?

Bu kış nice kıştır bitmedi, Kemiklerime kadar üşüyorum.
Yakup Çetin

Gönlüme Ne Zaman Düşecek Bu Cemreler

Cemreler gün ve gün düşüyor, Önce Havaya, Sonra Suya, Sonrada toprağa. 

Merakla bekliyorum acaba gönlüme ne zaman düşecek bu cemre.

Yakup Çetin

Geçmişte ne var aklında dersen ? Ey Hayat


Geçmişte ne var aklında dersen ? Ey Hayat

Sadece + ve - lerden elde var çıkarımlar.
Ne geçmişimden Kederli, Ne geçmişimden mutlu.
Yarınlardan Umutlu, Anda mutlu ve bahtiyar.



{Yakup Çetin}
Yakup Çetin

Şuan Limanındayım Ya sen neredesin?

Son şarkılar kulaklarımda en tatlı tınılar.

Ezberim olmadı, hayatı sadece doğaçlama yaşadım ben.

Neredemiyim ben, Gönlümün götürdüğü her yerde. 

Bilemezsin belki şuan senin limanına demir atıyorum. 

Yakup Çetin

Haddini Bilmeyene Haddi Bildirilir

Hayat öğretmedi mi ki ey benliğim, Seni bir vakit yüceltenler bir zaman geldiğinde yerin dibine sokacaklar.

Ne sandın kendini sana yaktıkları methiyeler senin mi sandın. Ne kadarda cahilmişsin. Umarım bir şeyler öğrenmiş haddini bilmişsindir.

(Yakup Çetin)
Yakup Çetin

İnsan Değişimlere Açık Olabilmeli

İnsan hayata karşı ne bencil nede korkak olmamalı, Bu gün hayır dediklerine yarın evet diyebilmeli ve yeri geldiğinde evetlerini hayırlarla sonlandırabilmeli.

Hayattaki değişimlere ne kadar açık isen o kadar doğru yoldasındır.

Yakup Çetin

Olması Gerekenleri Yapma Zamana Gelmiş Geçiyor

Olmasını istedikleriniz olmadığında, olması gerekenleri yapma zamana gelmiş ve geçiyordur.

Hayata baş kaldırıyı bırakma vakti bu vakittir.

(Yakup Çetin)
Yakup Çetin

Bana Ne?

Dışarılarda Gökler ağlıyormuş banane
Fırtınalar Kopuyormuş banane

İçimde kopan fırtınalarım bana yeter.
ilmek ilmek içime işleyen yağmurlarım bana yeter.

(Yakup Çetin)
Yakup Çetin

Kaçacak Yer Yok

Kaçtığın hayat seni kovalamaya başlamışsa, o hayatı yaşamalısın artık.

(Yakup Çetin)
Yakup Çetin

Ben Galiba Hiç Büyümeyeceğim

Hatalarımdan ders almasını bilen birisi sanırdım kendimi, Ancak anladım ki ben yaramazlığı seven haylaz bir çocuğum yıllar yaşımı ilerletse de, her bir yeni yılda ömür hanemden çalsa da.

Bu gidişle ben hiç büyümeyecek haylaz bir çocuk olarak kalacağım. Haydin oyun oynayalım ne dersiniz. :)

(Yakup Çetin)