Son Eklenenler

Facebook'ta Takip Edin

28 Mart 2015 Cumartesi

Yakup Çetin

Kör Kandil Kendini aydınlatır ancak.

Mum gibi ahir ömrümüzde her yelde sallanıyoruz, Bir sağa bir sola, Bir doğruya, Bir yanlışa, Öyle körüz ki sadece kendi ışığımız var sanıyoruz milyonlarca ışık arasında, O ışıkları da görebilsek tepede duran en uç noktada ki ışık kaynağını göremiyor kavrayamıyoruz. Her seferinde kendi kaygı ve tasalarımız ile her yerde verdiğimiz doğru ve yanlışlarımızla cebelleşiyoruz.


Hakka yürüyen yolda ufkumuzu Benlik ve Nefis ayrımında ki savaşlarda mağlup olup acıyla ve ıstırapla bırakıp tekrar başa dönüp Yelle yaptığımız kavgaya geri tutuşuyoruz. Başarının nefsin saldırılarına karşı her seferinde bir atak daha göstermek olduğunu unutuyoruz.

Kabul edilmiş çaresizlik çemberine alarak ufkumuzu gittikçe daraltıyoruz. Bu kısır döngüden Çıkış noktası her zaman yenilgiden sonra azmederek tekrar kolları sıvamak ta olduğunu bulabilmekte.

Ömür denen başlangıç ve bitiş arasında gönlün istediği önemsediği her şeyi yapsak ta dünyevi hazları tatmin etsek de illa ki içten içe benliğimizi yakıp kavuran bir alevdir kendi ışığımız da göremediğimiz tepe noktada ki ilahi ışık. Her kelamda bile bile göre göre söylerim Namaz niyaz eksikliğinin boşluğu asla dolmuyor diye ama her girişimim de kendi kör ışığımda kaybolup giderim. Bir uyanış lazım acep ne zaman oluyor ey benliğimiz acep ne zaman olur ey nefsim.

Subscribe to this Blog via Email :