Sözler Günlüğü - Yakup Çetin







Yağmur Sonrası Toprak Kokusu Çok Güzel

İlçemiz Bozkır'da yaz yağışları bu sene yağmadı, Yeşili bol dağlarımızın çayırlıkları Bozkır'ımızın ismi gibi Bom Boz Bozkır gibi kaldı.

Ekim ayının ilk günü ile ikinci gününün arasında gece vakti göklerin rahmet kapısı sonuna kadar açılmış ve Bozkır'ın tüm çehresini adeta arındırmış. Sabah 06.00 gibi evden çıktıktan sonra Bozkır sokakları karanlıkta olsa, her tarafta bir kirinden, tozundan ve pasından arınmışlık dikkat çekiyordu.

Hep sevmişimdir, yağmur sonrası toprak kokusunu mis gibi gelir bana adeta arındırır ruhumu. Nedenini bilmiyorum ama şöyle bir yorum yapıyorum kendimce ; "Toprak'tan geldik yine toprağa gideceğiz" işte bu yüzden toprak kokusu bir başka güzel geliyor galiba bana.

Özellikle köyüm Dere Kasabasın'da rahmetli dedemin evi köyümüzün önecek diye tabir edilen meydanına bakan yüksekçe hakim bir konuma sahip. Köyde karşımızda ki iki dağın arasından yağmur sonrası toprağın kokusu daha bir başka güzel gelir, birde mevki olarak yüksek ve hakim tepe olunca köyün merkezine doğru yağan yağmuru izlemenin güzelliğine diyecek yoktur.

İş güç sağ sol derken kaptırmışız kendimizi dünya telaşesine fark edemiyoruz galiba doğanın bir birinden mükemmel hallerini. Doğadan uzaklaştıkça kendimizi biraz daha az fark ediyoruz diye düşünüyorum. Çünkü doğada bir ahenk var ve bu ahengin içerisinde sessizce yol alan biri kendini fark edebiliyor.

Ancak bizler kendimizi fark edemiyoruz, çünkü çok fazla sesliyiz, kendimize ve çevremize ses verebilmek adına. Ben buradayım yaşamın içinde yaşayıp gidiyorum, statüm şu, maddiyatım şu vs vs... Ama kendimizi veya başkasını fark edebilmenin altın noktası sessizlikten geliyor, bu sessizlikte doğada bolca var ama bizler bunun farkında değiliz galiba.

Şöyle düşünün bir iş makinası operatörü aracı ile hummalı bir çalışma içerisinde sizde ona sesinizi duyurmaya çalışıyorsunuz, sesinizin doruklarına kadar bağırıyorsun ama boşuna duymaz çünkü içinde bulunduğu ses yükü çok yoğun, kendinizin orada ona seslendiğini gösterebilmek için yapmanız gereken karşısına önüne geçmektir buda biraz tehlikeli bir durum ezilme riskiniz var. İşte bizlerde kendi seslerimizin yoğunluğunda kendimizi ezme riskimiz var.

Kendinize biraz zaman ayırın, güneşin doğuşunu, güneşin batışını, ağaçların rüzgarda dalgalanışını izleyin ve hayvanların bir bir ile ilişkilerini, kısaca doğayı izleyin sizin oralara da şuan yağmur yağıyorsa benim gibi sizde toprağın kokusunu sonuna kadar ciğerlerinize çekin. Sabahın ilk ışıklarında yürüyüş yapın, insanlar uyanmadan gürültüler başlamadan.

Yakup Çetin 02.10.2013 Çarşamba 07.48


Share on Google Plus

0 yorum:

© 2005 - 2017. Yakup Çetin - Elementx Tasarım

Bozkır Yukarı Mahalle 50044 Sokak Yıldızhan Koperatifi Dışkapı No:4C İç Kapı no:9 Bozkır Konya
Telefon: 0 544 343 86 28 - Fax: 0332 426 23 30
iletisim@yakupcetin.com

Bize Ulaşın: